İŞ HAYATINDA MELEKLER
Beki İkala Erikli
“İŞ HAYATINDA MELEKLER Mİ? DAHA NELER!” ...demeden önce, şirket sahiplerinden tıp doktorlarına kadar birçok iş adamının yaşadıklarına biz göz atın:
“İŞ HAYATINDA MELEKLER Mİ? DAHA NELER!” ...demeden önce, şirket sahiplerinden tıp doktorlarına kadar birçok iş adamının yaşadıklarına biz göz atın:
// devamını oku
Düş Yollarda Kırıldı'nın ilk yazımını okurken çok etkilenmiş ve daha ilk sayfalarında etki alanına girmiştim. Sözcüklerin ruhunda, yazarın düş gücünü ve yazım disiplinini duyumsatan bir edebî ustalık vardı. Bir zengin tarih ve şiir varlığının bütünleşen görkemine tanık oluyordum. Okuyanı ıstıraplı yıllardan çekip çıkaran bir dehliz derinliği vardı bu romanda.
// devamını oku
Sığ sularda kulaç atarken, açık denizlerde yüzmek ancak hayaldi. Ama fotoğraf karelerinde kalan unutulmuş hayatları kurcalayarak, yön değiştiren fırtınanın nereye gittiğini görebilmek mümkündü.
// devamını oku
Bir kız ve bir oğlan varmış. Bunlar yüzyıllardır devamlı ölüp yeniden doğmalarına ve birbirleriyle alakaları olmamalarına rağmen hep birbirlerini bulup âşık olurlarmış. Ama düşündüğün gibi bir aşk değil, uğrunda öleceğin cinsten bir aşk. Ancak ne var ki, oğlanın bir görevi varmış bu dünyada ve o görev yüzünden de kızın ona yardım etmesi gerekiyormuş her defasında. Çoğu zaman bu yardım, yardımdan da öteye geçip başka bir şeye dönüşüyormuş.
Zamanından önce size gelen bir bilgiyi keşfettiğinizde ne yaparsınız? Peki ya merakınız sizi, hakkında hiçbir şeyin “normal” ile ilişkilendirilemeyeceği kadar garip bir maceraya çıkardığında ne yaparsınız? Bu 1968 yılında, bir geçmiş yaşam terapisti ve geri dönüş uzmanı olarak kariyerine başlamadan çok önce Dolores'in başına gelen şeyin ta kendisi. Bizimle, “reenkarnasyon, geçmiş yaşamlar, geri dönüş, bedene girme, Yeni Çağ” gibi kelimelerin toplumun geneli tarafından bilinmediği bu zamana yolculuk yapın.
Evim sen kokuyor. Hangi odaya gitsem, nereye kaçsam senin kokun. Uykuya daldığımda yine ansızın uyandıran da bu vanilya kokusu... Kendimi yabancı hissediyorum her şeye, tüm evrene. Küçük bir nokta gibiyim. Hangi cümlenin sonuna konulacağımı bilmeden koşup duruyorum bir o tarafa bir bu tarafa... Biliyorum yalnız kaldığında, gecenin karanlığı çöktüğünde üzerine, sen de ağlıyorsun hıçkırarak. Tükendiğini hissedip, her defasında yeniden başlamak için koyuyorsun başını yastığa.